Mezoterapi
Cilt estetiğinde ve anti-aging tedavilerinde en sık karşılaşılan temel biyolojik engel, cildin koruyucu kalkanı olan epidermis ve onun en üst tabakası olan stratum corneum yapısıdır. Bu bariyer, vücudumuzu dışarıdan gelebilecek zararlı bakterilere, toksinlere ve çevresel etkenlere karşı mükemmel bir şekilde korurken; maalesef dışarıdan cilde uygulanan pahalı kremlerin, nemlendiricilerin ve anti-aging serumların da derinin alt katmanlarına geçmesini engeller. Sürülen ürünlerin moleküler yapısı gereği cildin canlı katmanlarına (dermis) ulaşma oranı %1 ila %3’ü geçemez.
Mezoterapi; tam da bu biyolojik bariyeri aşmak amacıyla geliştirilmiş, cildin ihtiyaç duyduğu tüm yapı taşlarını, iyileştirici ajanları ve hücresel besinleri hiçbir kayba uğratmadan doğrudan hedef organa ulaştıran en etkili medikal enjeksiyon tekniğidir. Tıbbi tanımıyla mezoterapi; cildin yaşlanmasını durdurmak, hasarlarını onarmak veya bölgesel problemleri çözmek için hazırlanan farmasötik kalitedeki aktif maddelerin, çok ince mikro iğneler vasıtasıyla derinin orta tabakası olan dermis (orta deri / mezoderm kaynaklı doku) katmanına zerk edilmesidir. Bu sayede hücrelerin tam kalbine “doğrudan adrese teslim” bir beslenme ve yenilenme desteği sağlanır.
Mezoterapi, içeriğindeki etken maddeler özelleştirilebildiği için medikal estetikte baş tepeden tırnağa kadar pek çok farklı klinik tabloda güvenle uygulanır:
A. Yüz Mezoterapisi (Mezolift / Anti-Aging)
Güneş hasarı, yaş alma ve çevresel faktörlerle elastikiyetini kaybetmiş, matlaşmış ve ince çizgilerle kaplanmış ciltlerde uygulanır. Dermis tabakasına verilen biyo-canlandırıcı kokteyller sayesinde cilt sıkılaşır, esneklik kazanır, gözenekler daralır ve yüz genelinde sağlıklı, nemli bir parlaklık elde edilir.
B. Leke ve Hiperpigmentasyon Mezoterapisi
Güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, doğum sonrası oluşan melazma ve akne sonrası kalan sivilce izlerinin tedavisinde kullanılır. Kokteyl içeriğindeki Traneksamik Asit, Glutatyon, C Vitamini ve Alpha-Arbutin gibi güçlü ajanlar, renk pigmenti üreten Melanosit hücrelerinin aşırı çalışmasını baskılar ve mevcut lekelerin rengini açarak cilt tonunu homojenleştirir.
C. Göz Çevresi Mezoterapisi (Göz Mezoterapisi)
Göz çevresi derisi, vücudumuzun en ince ve en hassas cilt alanıdır. Bu bölgeye özel olarak geliştirilmiş düşük moleküllü hyalüronik asit, rutin, flavonoidler ve asetil tetrapeptit içerikli kokteyller ile göz altı morlukları, mikrodolaşım bozukluğuna bağlı torbalanmalar ve kaz ayağı ince çizgileri güvenle tedavi edilir.
D. Saç Mezoterapisi
Saç dökülmesi (Androjenik Alopesi, Telogen Effluvium) şikayeti olan veya saçları incelip cansızlaşan hastalarda saçlı deriye uygulanır. Saç foliküllerini besleyen amino asitler, biotin, çinko ve vasodilatör (damar genişletici) maddeler doğrudan saç köklerine verilir. Kılcal damarlanma artar, saç dökülmesi durur, mevcut saç telleri kalınlaşır ve uykudaki saç kökleri canlanır.
E. Vücut ve Selülit Mezoterapisi
Bölgesel yağlanma, basen, bacak ve kollarındaki “portakal kabuğu” (selülit) görünümünden rahatsız olan hastalarda uygulanır. Kokteyl içindeki L-Karnitin, Kafein, Enginar Ekstresi (Cynara) ve Hyalüronidaz gibi lipolitik (yağ yakıcı) ve lenfatik drenajı artırıcı ajanlar sayesinde yağ hücre zarları parçalanır, ödem atılır ve fibrotik bantlar yumuşatılarak pürüzsüz bir bacak yapısı elde edilir.
Lazer teknolojisinin hızlı bir şekilde gelişmesine karşın günümüzde dahi tam manasıyla kusursuz bir sıfırlama sağlamak söz konusu olmamıştır. Normalde %30-40 gibi düzelme sağlanan hastalarda bu düzelme, %50-60 oranına çıkabilir hale gelmiştir. Yıllık rutin tekrarlamalar ile girintili deri yüzeyinin daha düzgün hale gelmesi sağlanmıştır. Özellikle esmer tenli kişilerde soyma işlemi sonrası oluşan leke ihtimalini düşürmek için bir ön tedavi uygulanmaktadır. Bu ön tedavide; soyma işleminden önceki üç ya da altı hafta Retin-A (Tretinoid Asit) ve Expigment gibi ilaçlar kullanılmakta ve lazer uygulamasına ilaç tedavisinden sonra başlanmaktadır. Bu soyma işleminden sonra deride 1 ila 3 ay arasında düzelen kızarıklıklar olmaktadır ki; bu durum makyaj imkanı bulunan kadınlar için değil, makyaj yapması söz konusu olmayan erkekler için önemli bir sorundu. Uygulama, güneşin etkili olduğu aylarda ve bilhassa yaz mevsiminde yapılmamalıdır. Güneşin en az etkili olduğu kış aylarında bile uygulamadan sonra yüksek faktörlü koruyucuların kullanılması gerekir.
Mezoterapi uygulaması, hastanın günlük konforunu bozmayan son derece pratik bir klinik prosedürdür.
Hazırlık: Cilt antiseptik solüsyonlarla temizlenir. Ağrı eşiği düşük hastalar için enjeksiyon alanına lokal anestezik kremler sürülerek 15-20 dakika beklenir.
Özel Enjeksiyon Teknikleri: Mezoterapide kullanılan iğneler son derece ince (32G – 34G boyutunda) ve kısadır (4 mm). Hekim, tedavi edilecek soruna göre şu teknikleri kullanır:
Mikro-Papül Tekniği: İlacın cildin hemen altına küçük mercimek tanesi büyüklüğünde kabarcıklar halinde bırakılmasıdır. Yavaş salınım sağlar.
Napping (Yüzeysel Seri Enjeksiyon): Çok hızlı ve sık aralıklarla cildin 1-2 mm derinliğine yapılan seri iğneleme yöntemidir.
Noktadan Noktaya (Point by Point): Derin çizgilere veya spesifik leke odağına doğrudan yapılan derin enjeksiyonlardır.
Seans Protokolü: Mezoterapi tek seanslık bir işlem değildir; hücresel bir birikim ve yapılandırma sürecidir. Hastanın ihtiyacına göre 1 ila 2 hafta arayla yapılan 4 ila 6 seanslık bir kür planlanır. Tedavinin başarısını korumak adına kür bitiminden sonra 3 ila 6 ayda bir tek seanslık idame uygulamaları önerilir.
İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
İlk 24 Saat Su ve Makyaj Yasağı: Enjeksiyon yapılan mikro deliklerin tamamen kapanması için ilk 24 saat yüz yıkanmamalı, havuza/denize girilmemeli ve kozmetik makyaj ürünleri sürülmemelidir.
Sıcaklık Kontrolü: İşlemden sonraki ilk 3 gün boyunca sauna, hamam, solaryum ve çok sıcak duşlardan kaçınılmalıdır. Yüksek ısı dokudaki etken maddelerin metabolize olma hızını artırarak etkinliğini azaltabilir.
Güneş Koruması: Özellikle leke ve yüz mezoterapilerinden sonra cilt güneşten çok iyi korunmalı, yüksek faktörlü geniş spektrumlu koruyucular kullanılmalıdır.
Masaj Yasağı: Enjekte edilen özel kokteyllerin doku içinde kendi biyolojik seyrinde emilmesi için uygulama bölgesine sert ovuşturma ve masaj yapılmamalıdır.
Mezoterapi, cildin hücresel sağlığına ve kalitesine yapılan en temel, en doğru ve en sürdürülebilir yatırımdır. Ancak unutulmamalıdır ki mezoterapi bir “hacim verici dolgu” veya “kas dondurucu botoks” değildir. Mezoterapi çökmüş bir elmacık kemiğini anında doldurmaz veya kaş ortasındaki derin kırışıklığı tek seansta yok etmez. Mezoterapinin görevi, toprağı gübrelemek ve sulamaktır; yani cildin kalitesini, esnekliğini, nemini, rengini ve hücresel yapısını iyileştirmektir. Dolgu, botoks, ip asma veya cihazlı lazer sistemleri ile kombine edildiğinde, bu işlemlerin başarısını ve kalıcılığını katbekat artıran mükemmel bir hücresel zemin hazırlar.