Lazer kullanılarak yapılan cilt yenilemesi; derinin üst tabakalarının, istenen kalınlıkta ve kontrollü bir şekilde lazerden çıkan enerji dalgaları sayesinde buharlaştırılması ile yapılmaktadır.
Bu amaçla kullanılan diğer yöntemlere nazaran lazerle yapılan cilt yenilemesi; hassasiyet oluşmaması, çok az veya hiç kanama olmaması, uygulama sonrası rahatsızlığın çok daha az olması gibi birçok açıdan daha avantajlıdır. Bu avantajlara karşın yine de herkes için uygun bir teknik değildir. Bazı hastalarda kimyasal peeling gibi farklı yöntemler daha uygundur.
Cilt yenilemesi adı altında gerçekleştirilen tüm uygulamaların temel prensibi aynıdır: hasara uğrayan derinin üst tabakasının soyulması ve sayede iyileşme sürecinde yeni hücrelerin daha düzgün, genç görünen cilt yüzeyi inşa etmesi. İlk aşamada lazer ışınları yardımıyla hasarlı derinin üst katmanı soyulur ve bu yöntem yeni olduğu için 5-10 sene gibi uzun vadeli sonuçlar henüz alınamamaktadır. Yapılan son araştırmalar, dermabrasion ve kimyasal peeling ile aynı sonuçların ortaya çıktığını göstermektedir. Yeni lazer teknoloji, deri tabakalarının çok daha iyi tamir edilmesini sağladığı da ortaya konmuştur. Yeni bilimsel yayınlar da sürekli olarak bu tekniğin avantajlarının ve üstünlüğünün altını çizmektedir.
Cilt yenilemesiyle ilgili farklı yöntemler değerlendirilirken önem arz eden bir diğer konu da, cildin ne kadar sürede iyileştiğidir. Genel olarak uygulanan işlem ne kadar derinse iyileşme periyodu da o kadar uzun olmaktadır. Yüzeysel lazer uygulamaları ve kimyasal peeling işlemlerinde iyileşme daha hızlı gerçekleşmektedir. Ne var ki, derin bir işlemle elde edilen sonuçları almak için yüzeysel uygulamalara başvurulması durumunda işlemin çok daha fazla tekrarı gerekir
